Hesap Numaraları
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Bir Çuval Un
Kurbanlarınız yoksulların bayramı olsun! 15 Temmuz Şehitleri Anma ve Milli Birlik Günü Programı 15 Temmuz Kaçkar TV'ye Konuk Olduk Yetim Atölye Çalışması Togo'da Yetimlerin Yüzü Güldü Yetimin Elinden Tut 2018 Türkiye İnsani Yardım Raporu Açıklandı 2018 Ramazan Böyle Geçti 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz’in Bayram Mesajı Ben mutluluğu İslam'da buldum... 2018 Ramazan Böyle Geçti BM Genel Kurulu’ndan Filistin İçin Sevindirici Haber 2018 YILI YURT İÇİ RAMAZAN FAALİYETLERİMİZ 2018 YILI YURT DIŞI RAMAZAN FAALİYETLERİMİZ Deniz Feneri Derneği Ailesi iftar sofrasında buluştu Faaliyetlerimiz Dünyanın Dört Bir Yanında Devam Ediyor Ramazan sevincini mülteci kardeşlerimizle yaşamak için Suriye’deydik Dünya Yetimler Günü'nde Yetimlerimizle iftarda Buluştuk Başkanımız Akit TV'de Haber Manşeti Programın'da Gündemi Değerlendirdi Medya Mensubu Dostlarımızla İftarda Buluştuk Deniz Feneri Derneği Ramazan Reklam Filmi Savaş Göç Yoksulluk Çalıştayı gerçekleşti "3. İyilik Okulu Ödülleri" sahiplerini buldu ZALİM İSRAİL’İ ve DESTEKÇİSİ ABD’Yİ KINIYORUZ! STK'larımız hakkıyla ve vaktiyle iş görmelidir İzmir'den Suriye'ye Yardım Tırı 2018 YILI FİTRE MİKTARI BELLİ OLDU! AFRİKA'YA BİR DAMLA SU OL PATANİ'DE 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ İÇİN OKUL YAPIYORUZ Deniz Feneri 2017 Faaliyet Raporu Yayınlandı GENÇ İYİLİK GÖNÜLLÜLERİ İYİLİKTE BULUŞTU… Savaş Göç Yoksulluk Sempozyumu Gerçekleştirildi. Etiyopya'nın Rabia'sı- Etiyopyalı Halime Gobu Sora, Tüm Köylüleri Gibi Birkaç Yıl Önce Misyonerin... SAVAŞ, GÖÇ VE YOKSULLUĞA, AKADEMİK VE İNSANİ YARDIM BAKIŞI Deniz Feneri Derneği'nden Afrika'ya yetimhane ve cami desteği Suriyeli Ailelere Yardım HABER ARŞİVİ

Bir Çuval Un

23-11-2016
Bir Çuval Un
Gurbet elde bir hal geldi başıma
 
 
Ağlama gözlerim Mevlam kerimdir
Derman arar iken derde düş oldum
Ağlama gözlerim Mevlam kerimdir
 
 
Huma kuşu yere düştü ölmedi
Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı
Dedim yare gidem nasip olmadı
Ağlama gözlerim Mevlam kerimdir. Pir Sultan Abdal.
 
 
Topraklarımızın her bir yeri ayrı bir gurbet hikâyesiyle doludur. Trakya’dan Kars’a, Sinop’tan Anamur’a kadar gurbetten gelip, gurbete gitmiş çok insanımız vardır.
 
 
Bu topraklar, kutlu vakıf topraklardır. Bu topraklar, hayır topraklarıdır. Bizim milletimiz vakıf millettir, hayır milletidir.
 
 
Yemez yedirir, içmez içirir, giymez giydirir. Dinimizin ve milli geleneklerimizin öğretisi budur. Bizim evlerimize gelen her kim olursa olsun, “Allah misafiridir”.
 
 
Malum ülkemizin sınırlarında ve şehirlerimizin pek çoğunda, Suriyeli mülteciler vardır. Şehirdekiler bir şekilde beslenmekte ama sınırlarımızda bekleyenlerle, sınır ötesinde ateş altında hayatta kalma sınavı veren binlerce Suriyeli, bombalar altında aç ve yoksulluk içinde kıvranmaktadırlar.
 
 
Deniz Feneri Derneği, “Bir Çuval Un” kampanyası başlattı ve şükürler olsun yardımseverlerimiz hemen harekete geçti.
 
 
Ben de dün yakınımda bulunan 10 arkadaşımdan “birer çuval un” yardımı toplayarak (Bir çuval unun fiyatı 60 TL) Deniz Feneri’ne ulaşmasını sağlayacağım.
 
 
Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi bu dünya kimse kalmayacak ve kimse de dünyadaki malı ve mülkü ile göçmeyecek, göçen de görülmemiştir.
 
 
Elbet söylediklerim bilinmeyen değil hemen hepimizin günde belki birkaç kez dile getirdiği hakikattir ama bilmek yetmiyor, esas olan gereğinin yapılmasıdır.
 
 
Biz tarım toplumuyuz, un ve bulgur başlıca temel gıdamızdır. 1940’lı yıllarda yaşanan kıtlıkta, bırakın bir çuval unu, bir avuç un bulamayanların hikâyelerini dinlemişimdir.
 
 
Evlerinde yiyecek ekmekleri, unları olmadığı için köyden köye evlilikler yapıldığını, çocukken canlı şahitlerinden duydum.
 
 
Yani yokluk nedir, yoksulluk nedir, açlık nasıl bir şeydir, bugünkü nesiller bilmeseler de dedelerimiz, büyük analarımız pek ala bilerek, görerek yaşamışlardır.
 
 
Bizim köyde de bir “Döndü ebe” vardı. Başka bir köyden bizim köyden Mustafa dede ile evlenmişti. Ne bizim köyde ne kendi köyünde kimi kimsesiz yoktu.
 
Dizinin dibine oturup hikâyesini dinlemeye severdim, o da gözyaşlarıyla anlatırdı.
 
 
“Ben unu bu köyde gördüm, hamurdan nasıl ekmek yapıldığını da burada belledim yavrum” diye anlatırdı.
 
 
Ne yapalım ki bu topraklar, mazlumların sığınağı, milletimiz de mazlumların hamisi durumunda. Allah bize böyle bir kader yüklemiş.
 
Yine dünya üzerinde mazlumluğun her çeşidini de biz görmüşüzdür.
 
 
Afganistan’dan, Yemen’e, Balkanlar’dan Doğu Türkistan’a kadar dünyanın neresinde mazlum varsa hepsinin ana vatanı burası olmuştur.
 
 
Hamdolsun, hiçbir mazlum çaresiz ve kimsesiz kalmamıştır. “Mevlam kerimdir” diye Hakk’a sığınmışızdır.
 
 
 Hüseyin Öztürk / Yeni Akit  - 23 Kasım 2016
Paylaş
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.