Blog

Zekat Vermenin Önemi Nedir?

Zekat, İslam'ın beş şartından biridir. Hicretin ikinci yılında ve oruçtan önce farz oldu. Hadislerde zekatın "İslam'ın erkanının üçüncüsü" olduğu bildirilmektedir.

Zekat Vermenin Önemi Nedir?

Zekat, İslam'ın beş şartından biridir. Hicretin ikinci yılında ve oruçtan önce farz oldu. Hadislerde zekatın "İslam'ın erkanının üçüncüsü" olduğu bildirilmektedir.

‘’ Zekat, varlıklı Müslümanları ihtiyaç sahibi Müslümanlara ulaştıran mühim bir köprüdür. Onları aynı duada buluşturan önemli bir değerdir. Diğer taraftan zekat, toplumda dini ve ahlaki değerleri yücelten, sosyal yapıyı güçlendiren, ekonomik hayata canlılık getiren sosyal bir ibadettir. ‘’

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş

Zekât, zengin Müslümanların her yıl servetlerinin dörtte birini fakir ve muhtaç Müslümanlara vermesidir. Altın, gümüş, yüzük, küpe, bilezik, çatal, kaşık, bıçak, testi, tabak vb. kıymetli madenler ile deve, koyun, keçi, inek, manda gibi hayvanlar yerine zekat alınır. Zekât Kuran'da namazla birlikte 37 yerde geçmektedir.

Zekatın üzerinde bu denli durulması, Müslümanlık da zekatın büyük bir öneme sahip olduğunu göstermektedir. İslam'ın beş şartından dördüncüsü zekat vermektir. Zekât, kalbi hastalıklardan, zenginliği fakirlerin hakkından temizleyen, zengine karşı merhamet ve merhameti geliştiren bir ibadettir. Zekât sayesinde, kalplerdeki haset kalkmaktadır.

Zekat sayesinde zenginlere sevgi ve saygı yaratarak toplumda birlik ve kardeşlik yaratmakla ilgilidir. İslam dininde toplumun problemlerine hitap eden, ihtiyaçlarını gideren birçok esas vardır. Allah'ın bir emri olan zekat, bir sosyal yardımlaşma sistemidir. Zekât, malın artmasını ve bereketlenmesini sağlamaktadır. Zekât verilen mal, helâk olmaktan ve kötü insanlardan korunmaktadır.

Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

‘’ Mallarınızı zekât ile koruyunuz. ‘’

Zekât, müslümanlıkta samimi olup olmadığımızın bir ölçüsüdür. Zekâtını veren; Allah’a kullukta samimi olduğunu göstermekte, kendisine bu zenginliği veren Rabbine karşı teşekkür vazifesini yerine getirmiş olmaktadır. Zekâtını veren zengin, fakirlere yardım eden, yoksulların yüzünü güldüren sevimli ve faydalı insan olmaktadır. Zekat temizlik demektir. Bu temizlik hem mülke hem zekatı verene aittir. Zekât verilen malın mülkün bolluğu artmakta ve çoğalmaktadır.

Zekatı Verene Aittir: Sahibinin kendisini günahlardan arındırmasına ve cimrilikten uzaklaşmasına yardımcı olmaktadır.

Mülke aittir: Mülkteki kiri giderir. Peygamberimiz (sav)'in zekat almamasının sebebi budur. Zekât verilen malın bolluğu artmakta ve çoğalmaktadır. Şeytan, bu serveti çarçur etmeye veya kötü şeyler için kullanmaya teşvik etmektedir.

Cenab-ı Hakk’ın her emrinde hikmet vardır.

Zekatın farz kılınmasında iki hikmet gözetilmektedir.

Birinci Hikmet: Mal sahibi için bir imtihandır. Allah'ı seven, parayı seven ve bu sevgisinden dolayı malının bir kısmını zekat vermeyen insan, sonu azap olmaktadır. Kalbindeki Allah korkusu söner.

İkinci Hikmet: Zenginin malından fakirin tamahını ve hasedini ayırmaktır. Onun içindir ki zekâtı bulunduğu yerin dışına göndermek mekruhtur. O zaman dünya orada değildir. Çünkü zekatta kerahat ve yakınlık hakkı vardır. Zira zekatta kerahatin, yakınlığın hakkı vardır. Bunu yerli fakirler hoş görür. Maldan kendileri almış gibi tamahlarını keserler. Kısaca zenginin servetinin 0/1'i fakirin hakkıdır.

Toplam