HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv 1001 Dilek ve Deniz Feneri
23-04-2004

1001 Dilek ve Deniz Feneri

21 Nisan 2004 Davut Şahin Deniz Feneri Derneği´nin Zeytinburnu´nda faaliyet gösteren genel merkez yönetim ve lojistik binasındayız. Deniz Feneri, Türkiye´nin sosyal dinamiklerinden bir tanesi ve en etkili olanı kuşkusuz. Yoksullukla mücadelede en ön safta yer alan gönüllü bir teşekkül. Televizyon ekranlarına gelen görüntüler, belki binde biri... Aysbergin bir ucu. Sorunlar o kadar çok ki... Rakamlarla tarif etmek zor. Program sunucusu Uğur Arslan, Deniz Feneri´nin vitrini... Ama asıl perde arkasında görünmeyen kahramanlar var. Merkez binasını ziyaretimizde bunu gördük. Gönüllü elemanlar, aşk ve şevkle çalışıyor. Onların isme ve resme ihtiyaçları yok. Kolay değil: 130 bin aileye gıda, giyecek ve barınacak yer temin etmek için çırpınıyorlar. Öncelikli ihtiyaç; gıda. Genel Başkan Yusuf Atalay suallere cevap verirken aslında meseleyi özetliyor: "Türkiye´nin en temel sorunu yolsuzluk ve yoksulluk." "Yolsuzluk" devletin ve hükümetin işi. Deniz Feneri "yoksulluğa" talip. Ancak; Türkiye´nin bütün sorunlarını bir kuruma ihale etmek yanlış. Deniz Feneri, diğer teşekküllerin de harekete geçmesini istiyor. El ele verip, dağ gibi problemleri birlikte halletmek istiyor. Atalay, "İşimiz zor" derken, dünyada da tartışılan bir konuyu gündeme getiriyor: "Bu ailelere yardım ederken, ekranlarda onları mümkün olduğu kadar teşhir etmemeye, rencide etmemeye çalışıyoruz." Peki toplum duyarlı mı? Atalay diyor ki: "Toplum bakış açısında da maalesef bozulma var. Köy ve kasaba gibi küçük yerleşim bölgelerinde yoksul insanlar hemen fark ediliyor ve onların ihtiyaçları bir şekilde gideriliyor. Ama büyük kentlerde tehlike çok vahim durumda. Hemen yanıbaşınızdadır, ama görünmezler. Bunun altından intihar çıkıyor, tinerci çıkıyor, kapkaçcı çıkıyor... Toplum bunun gereğini yapar ve duyarlı olursa sorun hallolur." Soruyorum. Kızılay veya benzeri kurumlar bu "boşluğu" doldurmuyor mu? Yahut devletin yardım kuruluşları neden bu kadar hızlı değil? Cevap: "İhlâs, samimiyet... Ortak paylaşım. Yönetimde gönüllü insanlar söz sahibi..." Deniz Feneri, bu günden itibaren "1001 Çocuk 1001 Dilek Projesi" kapsamında Erzurum´da depremzede çocuklar için dört günlük bir program düzenliyor. Onların hayallerini süslemek için çaba sarf edecek... Onlara hediyeler verilecek, dileklerinin tutulduğunu görecekler. Sloganı sevdim: "Dilekler gerçek olsun, minik yürekler coşsun." Hülasa-i kelâm: Deniz Feneri, gelip geçen gemilere ışık saçtığı gibi, yoksul insanlara da ışık saçıyor. Bu zor göreve emek veren ve ter döken "gönüllüleri" gönülden kutluyor ve selâmlıyorum.
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.