HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Ak zambaklar için...
09-01-2005

Ak zambaklar için...

08.01.2005 Ahmet Taşgetiren Hac mevsimi başladı... Havaalanları kıpır kıpır... Uçaklar kutlu mekanlara doğru havalanıyor. Hac ortamını bilenler için bir manzara unutulmaz... O, Malezyalı, Endonezyalı bayan hacıların görüntüsüdür. Bembeyaz başörtüleri, minicik yapıları ve yüzlerinden hiç eksik olmayan tebessümleriyle onlar, daha ilk temaslarında yüreğinize bir sevgi tomurcuğu gibi dolarlar... Hep bir arada göründüklerinde ak zambaklar tarlasını ya da papatya nazeninliğini sunarlar. Neden bu kadar çokturlar, diye düşünürsünüz, size izah edilir ki, oralarda evlenen hemen her kıza mehir olarak hac armağan edilmektedir... Şimdi yüreğinize mukayyet olun: Herhalde bu yıl hacca gidenler onlardan pek azını görecekler kutlu mekanlarda... Arafat'ta duaları zambak aklığına bürüyen bu genç hanımlar, can derdine düştüler bu yıl... Binlercesi, on binlercesi henüz bebeklik çağındaki kardeşleriyle, anne babalarıyla suların bağrında ebedi yolculuğa çıktılar bu yıl. Aynı yara, milyonlarcasının kolunu kanadını kırdı, dizlerinde derman bırakmadı, bir dilim ekmeğe, bir yudum suya hasret hale getirdi. Şimdi onların hacca niyetlenip de yola çıkamayanları, hasretlerini yüreklerine gömmüş halde, dua bekleyeceklerdir Arafat ikliminde toplanan milyonlardan... Dua ve ötesi... Sadece Arafat ikliminde buluşanlardan değil, tüm Müslümanlardan, tüm insanlardan... Bir gönül hesaplaşmasına çağıracaklardır cümle alemi... Orada, insanoğlunun en perişan görüntülerinin sergilendiği milyonlarca kilometrekarelik alanda gözler, dehşetten donakalmış gözler, insanoğlunun gönül kalibresine bakıp duruyor. Sen, ben, o... hepimiz sınavdayız. Orada bir çocuk insan kaçakçılarının eline düşecek... Orada henüz çocukluktan çıkıp çıkmadığı belli olmayan kız çocukları vahşi arzuların tatmini için kullanılacak... Ve biz, insanoğlu yanımızla duyarsız kalacağız... Bir bakın çocuklarınızın gözlerine, bakabilir misiniz, onlarla Uzakdoğulu çocukları içiçe düşündüğünüzde? Yardım duygularında ton düştü, deniyor... Ne aşındırdı yürekleri? Bunları tartışmanın zamanı mı? Ben biliyorum, cebinde beş kuruşu olmadığı için, otobüs biletini Bosna'ya gönderen öğrencilerimiz oldu... Öğle yemeği için hazırladığı simit parasını Grozni'de evleri tarumar edilen annelere gönderenlerimiz oldu. Doğu - Güneydoğu'da ayağı üşüyen çocuklara patik örenlerimiz oldu. Bizler, sıcak iklimlere göçemeyen kuşlar için kuş evi yapanların çocuklarıyız. Bir göçmen kuşumuz olsaydı da, tam da şu iklimde tsunaminin vurduğu bölgelere göç etselerdi, onların kanatlarında hangi mesajları gönderirdik, yuvaları yıkılmış insan kardeşlerimize? Çocuğunu kaybetmiş annelere, annesini kaybetmiş bebelere... Sular seller bir bebeği koparıp götürdü düşünün ki evlerimizden... İçimiz yanmalı... İstanbul'da, bir grup gönüllü bayan, hem Irak, hem Güneydoğu Asya mazlumları - mağdurları için kermesler düzenlediler... Açılışlara beni de çağırdılar, bugünkü Konya gezim sebebiyle iştirak edemedim. Ama işte, yazımla o kermeslerdeyim. Dün Fatih ve Üsküdar'da açıldı (7 -9 ocak), Pazartesi günü Başakşehir'de açılacak (10-12 ocak), daha sonra da (14 ocak) Pendik'te... Ama iş İstanbul'la sınırlı değil. Anadolu'daki her ev, eminim bugünlerde hacca gidip gelmiş bir yakının gözlemleriyle, bu akzambaklar topluluğunu yadediyordur. Bir adım daha atmalıyız, onların minicik tebessümlerinin yüreğimizde bıraktığı minnet borcunu öder gibi, ödülünü sunar gibi bir hamle yapmalıyız. Bugün yüreklerle konuşma zamanı... Arafat'ta dua, evet, ama burada infak seferberliği... Bilmem belki Deniz Feneri, tıpkı Somali'ye gittiği gibi Güneydoğu Asya'ya da gidecek. Bilmem belki Sakarya, Gölcük, İzmit, Düzce depremlerinde can havliyle yardıma koşanlar, Güneydoğu Asya için elele verecekler... İHH seferber olacak (oldu nitekim) tüm mahrum topraklar için... Tek tek her birimiz bir gayret koymalıyız ortaya... Fırsat geldi geçti de bir yeri ile irtibat kuramadık, çağrıyı duyduk da "Lebbeyk" diyemedik gibi bir şey bu... Hac iklimindeyiz... Yüreklerin en duyarlı olduğu zaman olmalı bu... "Lebbeyk" demenin bin türlü tercümesi olabilir... Birisi de Rabbin "infak çağrısı"na "Lebbeyk - Hazırım Ya Rabbi" diye cevap vermektir.
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.