HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Bağış, Diş Fırçalamak Gibi Hayatın Parçası Olmalı
22-04-2005

Bağış, Diş Fırçalamak Gibi Hayatın Parçası Olmalı

21 Nisan 2005 Öge Demirkan İngiltere'de yoksul çocuklar eğitimlerini halkın yardımıyla sürdürür. Geçen yıl bağışlarla 93 trilyon toplandı. Ben gelirimin yüzde 20'sini bağışlıyorum. 'Yardım' hayatın bir parçası gibi görülürse çocuklar daha rahat bir yaşam sürer Türkiye "öteki Türkiye'nin çocukları"nı konuşuyor. Çünkü o çocukların hayalini ne oyuncak bebek ne de araba süslüyor. Onların hayallerinde babalarına iş bulunması, evlerinde yemek pişirilmesi, üstlerine önlük alınabilmesi yer alıyor. Zenginliği her sabah poğaça yemek ya da ayda 5 milyon lira harçlıkla tanımlıyorlar. Deniz Feneri Derneği ve VATAN'ın çabasıyla bu çocuklar için çok sayıda kişi seferber oldu, yardım eli uzattı. Peki bu çocukların kurtulması, öteki Türkiye'nin sorunlarını aşmak için neler yapmak gerekiyor? Bu soruyu Türkiye'de görev yapan yabancı bir eğitimciye sorduk: Suzi Kansaran... 8 yıl önce Türkiye'ye gelen 52 yaşındaki Kansaran alanında en pahalı (yıllık ortalama 8 bin dolar) eğitim kurumlarından biri olan Pinokyo Anaokulu'nda öğretmenlik yapıyor. İkinci el giysi mağazaları "Yoksul çocuklar için çözüm nedir?" diye sorduğumuzda sözü hemen ülkesindeki uygulamalara getiriyor: "İngiltere'de Bağış yapmak, diş fırçalamak kadar hayatın bir parçasıdır ve doğaldır. Örneğin ben gelirimin ortalama yüzde 20'sini Bağışlıyorum. Bu konuda kuruluşlar da çok duyarlı. İngiltere'de her yıl Bağış toplamak amacıyla 'Kırmızı Burun Günü' yapılır. Bu yıl 36 milyon sterlin toplandı. Bu da yaklaşık 93 trilyon lira yapıyor. Ayrıca ikinci el mağazaları var. İnsanlar giymedikleri ya da kullanmadıkları eşyaları buralara Bağışlar. İkinci el mağazalarında her türlü eşyayı bulmak mümkündür. Buradan satın alınan malların ücretleri ise hayır kurumlarına verilir. Ama Türkiye'de böyle bir uygulama ben göremedim. Kansaran, yardımın sadece Bağıştan ibaret olmadığım hatırlatarak bir yabancı olarak kendisinin bu konudaki çabasını anlatıyor: "Her hafta sonu Bahçelievler Çocuk Yurdu'na gitmeye çalışıyorum. Ayrıca çalıştığım anaokulunda çocuklarla birlikte organizasyonlar düzenliyoruz. Çünkü çocukların diğer insanları da tanıması gerekiyor. Bu konuda velilerle konuşarak çocuklara yaşadıkları toplumu öğretiyoruz. Kendilerinden farklı hayatları olan insanlarla çocuklarla tanışmalarını sağlıyoruz." Bürokratik engeller çok 'Suzi öğretmen' çocuklar için yardım çağrısında bulunurken, bu konudaki bürokratik engellerden yakınıyor: "Türkiye'de Bağış yapmak istediğinizde size yol gösteren yazılı bir metin yok. Her kurumun hatta her kişinin yöntemi ve kuralı farklı. Bu da Bağış yapmak isteyen insanları olumsuz yönde etkiliyor. Ben şu anda elimden geleni yapıyorum ama bunları yaparken belki de bazı yasal kuralları çiğniyorum." Kansaran'ın maddi durumu iyi olan ailelere bir başka çağrısı daha var: "Çocuklarınızı arada sırada bu yoksul insanların yanına götürün. Onlarla kaynaşmasını sağlayın. Çocuğunuz böylece başka bir dünyanın da olduğunu öğrenir. Sosyalleşme açısından bu çok önemlidir."
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.