HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Bayram, Seyran, Ekonomi
18-01-2005

Bayram, Seyran, Ekonomi

17.01.2005 Tahsin Sınav Türkiyelilerin, evrensel anlamda Türkiyeli Müslümanların, Dünya Müslümanlarının ve bilhassa diğer dünyalıların günlük hayatlarındaki mutluluklarını ölçümlemek mümkün olsaydı ve bu yapılmış olsaydı, nasıl bulgular elde ederdik? Bu bulguların mukayesesinden Türkiyelilerin lehinde hangi sonuçlara ulaşırdık? Daha doğrusu Türkiyelilerin umuda doğru bir yolculuğundan mı, yoksa toplumsal ve bireysel anlamda mutluluğu yakalamış 80 milyon insandan mı bahsederdik? Yani bütün bireyleriyle işsizliği ve fakirliği yenmiş, bayramın atmosferine ulaşabilmiş bir toplum olabilmiş miydik? Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, üç ciltlik "Yoksulluk" raporunu; Hak-İş Konfederasyonu da "Yoksullukla Mücadele Stratejileri" kitabını yayınlamış bulunuyor. Bu iki büyük çalışma bile sorunun üzerine gidebilecek teorik çerçevenin ve yoğun bir bilgi birikiminin hazır olduğunu gösteriyor. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından iaşe ve ibate edilebilen birey sayısı hakkında istatistikler yayınlanmıyor ve bu rakamlar konusunda değerlendirme seminerleri de yapılmıyor. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu hesaplarında biriken kaynakların doğru bir analizini de yapmak mümkün değil. Fonda biriken kaynakların beklentilerle uyuşup uyuşmadığı, ulaşılması gereken ek kaynaklara neden ulaşılamadığı hususlarını değerlendirmek gerek. Bir gazeteci emeği gerek belki bu analizlere ulaşmak için. Ama ben, bu yükün sadece çalışma yapmayı hedeflemiş bir gazetecinin üzerine yıkılamayacağını düşünüyorum. Belki MÜSİAD ödülü alabilir, böyle bir çalışmayı ve yoksulluğun ekonomi politiğiyle örtüşen fon analizini başaran gazeteci. Ancak bu çalışmayı yalın bir gayretle başarmanın mümkün olmadığını da öngörmeliyiz. Çünkü böyle incelemeler, sistem tartışmalarına bile takılabiliyor. Yoksulluğun yok edilmesi için böyle garip açmazlara düşmemeliyiz, artık. Önemli olan bireysel mutlulukları ne kadar pozitif etkileyebildiğimiz. Bayramların mutluluklarla tanımlanması gerek. Mutsuzluk ve bayram, hiç biraraya getirilmemesi gereken iki kavram. Müslümanların dünya çapında mutlak ve etkin dayanışmasının da bayram kavramıyla örtüşmesi gerek. Her sene hacda bu analizlere yönelik çalışmalar yayınlanmalı ve bütün Müslümanların bu bilince ermesi için çaba gösterilmelidir. İKÖ ne güne bekliyor, Allah Aşkına ! Türkiyeli Başkanın bu anlamda ne gibi çalışmaları var? Kurban Bayramları, Ramazan Bayramlarından biraz daha etkin ekonomik sonuçları getirebilecek iktisadi davranışları içeriyor. Tarım ve gıda sanayii sektörlerinde insanımızın aktivitesini geliştirip sorgulamanın atmosferini mutlaka değerlendirmeliyiz. Sokakta her yaştan ve her meslekten veya mesleksiz bireyi mutluluğu yakalamış insanlar olarak algılayabilmeliyiz. Bunun ekonomi politiğini üretmeliyiz. Mutluluk ve güven, kanımca ortalama geçim düzeyinin altındaki bireylerin toplumsal korunmaya alınmasındadır. Kurban Bayramının gerçekten bayram olabilmesi için, Türkiye'de ve dünyada fakirlik ve çaresizlikten inleyen hiçbir Müslüman'ın ve hatta hiçbir insanın kalmaması gerekiyor. Güney Asya'da doğal afetlerin yol açtığı toplumsal travmaların da en büyük merhemi Müslümanların örgütlü ve örgütsüz güçleri olabilmeli. Kısaca, mutlu bayramlar, kendiliğinden yaşanmaz, üretilir. Mutlu Bayramlar!
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.