HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Bizi Fakir Zannetmesinler
12-02-2004

Bizi Fakir Zannetmesinler

29 Ocak 2004 Anadolu'da Vakit Hüseyin Öztürk Kurban Bayramı'nı çocukken dört gözle beklerdik, sırf ilkel usullerle de olsa, yan çiğ, yarı pişmiş biraz közleme yapabilmek için. Bu işi de her yerde yapamazdık, yiyen vardı, yiyemeyen vardı. Yalvar yakar aldığımız birkaç parça eti, kaptığımız gibi soluğu doğru köye en yakın bahçelerin birinde alırdık. Yaptığımız pikniğe o günkü adıyla, "közleme", bugünkü adıyla; "mangal" denilirdi. Alel acele etleri yan çiğ, yarı pişmiş yer ve bayram gezmesine çıkardık. Yıllar yıllan kovaladı, kocaman adamlar olduk, kurban meselesine ve bayrama, çocuk ruhuyla değil, yetişkin ruhuyla katılmaya başladığımızda bu işin ciddi olduğunu öğrendik. Son birkaç yıldır ise kurban işinin, "bayram ve ibadetten" öte, ele güne karşı, eşe dosta karşı kesilmeye başladığını müşahede etmeye başladım. Kurban kesemeyecek durumda olan onlarca insan borç buluyor, dert buluyor ve bir kurban kesiyor. Mesela: "Kimse zorlamadığı halde, hatta dinimiz bile zorlamadığı halde, neden borçla dertle kurban kesiyorsunuz" diye sorduğunuzda aldığınız cevap şu oluyor. "Kimse bizi fakir zannetmesin" Haydaa, öp babanın elini. Evet sırf bu gerekçeyle o kadar çok insan kendisini ve ailesini mağdur ediyor ki, sormayın gitsin. Artık kurban "ibadet" olmaktan çıkıp "gelenek" halini aldı. Pek çok insan farz ibadetlerin yanından yıl boyunca geçmez, fakat kurban meselesine gelince "şeyh üstü şeyh" kesilir. Hatta bir de kendisine; "yahu o kadar çok farz var ki, onları yapmıyorsun ama, sünnet olan kurbana gelince Maaşallah kimseye fırsat vermiyorsun" deseniz, artık kim bilir neler işitir, neler işitirsiniz. Bu yıl kurban kesen kişilere dikkat edin, etin çoğunu kendilerine ve yakınlarına ayınrlar, birkaç parça eti de fakir fukaraya dağıtmak üzere bir kenara koyarlar. Oysa kurbanın anlamı bu mantık mı? Çoğu zaman da kurban kesenler kendi aralarında pay dağıtırlar, çünkü şehirlerde kimin kurban kesip kesmediği nereden bilinecek. Günümüzde insanlar kapı komşusuna dahi selam vermez olmuş, bir de işi gücü yok da fakir mi arayacak. "İbadet" ile "bencillik" ve "nemelazımcılık" asla yan yana gelmez ama maalesef bu ve benzeri şeyler o kadar çok yaşanır ki, kaleme almaya bile utanır olursunuz. Birkaç yıldır kurbanımı İHH veya Deniz Feneri'ne veriyorum. Gönlüm daha bir rahat ediyor, beni tanımayan ve bilmeyen, hatta binlerce kilometre uzaklıktaki muhtaç insanlara et gidiyor ya, işte o güzellik yetiyor da artıyor bile. "Fakir zannetmesinler" diye kurban kesenler, niye bir yıl boyu böyle bir günü beklerler, anlamam gider.
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.