HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Büyük Devlet Duruşu
12-02-2005

Büyük Devlet Duruşu

11 Şubat 2005 Şükrü Kanber Bu kez İstanbul kar telaşını rahat atlattı... Valilik ve belediye elele verdi, gereken uyarıları yaptı, tedbirleri aldı, vatandaş da bu çabaya destek verdi... Uzun yıllardan beri kar ilk kez çileli günlerin müjedecisi olmaktan çıktı... Halkı ilgilendiren konularda yaya kalan devlet bu kez İstanbul´da sınavı geçti... Emeği geçenlere teşekkürler... Büyük devlet sadece kendi sınırları içi ile ilgilenmeyen devlettir. Başbakan Tayyip Erdoğan´ın Güney Asya gezisini basit magazinel kaygılardan öte bu açıdan değerlendirmek lazım... Hiçbir dünya lideri bu kadar geniş bir zaman ayırmadı Tsunami bölgesine... Ancak biz Osmanlı´nın mirası üzerine kurulu, imparatorluk bakiyesi ve mirası taşıyan büyük bir ulusuz. Mağdurların yanında olmak, yardım eli uzatmak bizim gönül borcumuzdur... Başbakan´ın gezisi büyük bir büyük devlet duruşu sergilediği için her açıdan takdire şayandır... Güney Asya ve tüm dünyaya filizleri çok sonraları fidan verecek sempati tohumları ekildi... Osmanlı bu duruşu nedeniyle büyük bir devletti... En kötü dönemlerinden birinde olmasına rağmen, coğrafi bir yakınlık bulunmamasına karşın Meksika bağımsızlığını kazandığında Osmanlı kendi misyonunun yüklediği görevi yerine getirmiş ve bugün Meksika City´nin en büyük meydanını süsleyen sanat şahaseri çini saati göndermişti... Meksika´nın en uzak köylerinde bile hala Osmanlı´ya duyulan büyük sempatinin pek çok şahidi vardır ve bu sempatinin altında büyük devlet duruşu bulunmaktadır... Güney Asya gezisi bir büyük gerçeği daha ortaya çıkardı... Büyük devlet herşeyi kendisi yapmaya çalışan devlet değildir; büyük devlet toplumunu aynı hedefler etrafında birleştirebilen devlettir. Devlet adına yardım toplamakla görevli yarı kamusal Kızılay, deprem döneminde aldığı ağır imaj darbelerinin etkisini bir türlü toparlayamıyor... Kızılay´ın eksikliğini de Başbakan bizzat iş dünyasından yardım toplayarak kapatmaya çalıştı... Ancak görünen o ki, toplumu tek bir hedefte buluşturmak kanunla, genelgeyle, talimatnamelerle olacak iş değil... Avrupa Birliği sürecinin bize verdiği şansı iyi kullanmalı, sivil toplumu çok daha güçlendirmeliyiz... Kızılay yardım toplamakta zorlanırken Deniz Feneri gibi sivil kuruluşların çoktan büyük çaplı yardımları yerine ulaştırması manidardır... Sorun yardım duyguları azalmış bir toplum değil demek ki! İşte sivil toplumun gücü bu... Türkiye büyük depremi yaşadığında Amerika´da tüm dükkanlarda ve alışveriş marketlerinde yardım kumbaraları oluşturulmuştur.. Devletin herhangi bir etkisi ve katkısı olmadan sivil toplum harekete geçmiş ve yardım toplamıştı... Sivil toplum böyle bir şeydir... Bu sivil topluma sahip ülke büyük ülke, devlet büyük devlettir...
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.