HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Can Dündar'dan...
24-04-2006
Can Dündar'dan...

Can Dündar'dan...

Can Dündar - Ada - 23 Nisan 2006
Deniz Feneri 23 Nisan'da yoksul çocuklara dileklerini sordu: "Hayalim, anneme babama iş bulabilmek"
Deniz Feneri 23 Nisan'da yoksul çocuklara dileklerini sordu: "Hayalim, anneme babama iş bulabilmek" Bu 23 Nisan'da alternatif bir kutlama yapın: Çocuğunuzla birlikte www.1001dilek.com adresine girin. Onları başka diyarların çocuklarıyla ve onların yaşamlarıyla tanıştırın. Onların dileklerini, kendilerininkiyle karşılaştırsınlar. Dayanışma duygusunu tatsınlar. Deniz Feneri Derneği dört yıldır 23 Nisan'larda bir proje yürütüyor: "1001 Çocuk, 1001 Dilek." Türkiye'nin her bölgesindeki yoksul çocuklara "Çok paran olsa ne alırdın?" diye soruluyor, dileklerini içeren mektuplar toplanıyor ve bu dilekler www.1001dilek.com adresinde yayımlanıyor. Dileklerin yanına, maddi karşılığı da yazılıyor. Siteye girenler 50 ile 1000 YTL arasında değişen bu isteklerden birini karşılamak isterse "Dileğini gerçekleştir" tuşuna basıyorlar ve "Noel baba"nın bu parmak hareketiyle uzakta bir düş gerçek oluyor. Şırnak mp3 çalar istiyor Çocuklar en çok "hikaye kitabı seti, kırtasiye seti, bisiklet, bebek, oda takımı ve kıyafet" istiyor. Bilgisayar ve cep telefonu isteyen de çok... Şırnak'tan Engin (12) en son Sosyal Bilgiler kitabını okumuş. Altı kardeşiyle iki odalı toprak bir evde yaşıyor, mp3 çalar istiyor. Çoğunun kahramanının Örümcek Adam gibi çizgi roman-Hollywood karakterleri veya Pokemon, Tom ve Jerry gibi TV starları olması popüler kültürün yaygınlığını gösteriyor. İlginç dilekler de var: "Sevgi... 2 tane 1 milyon... Dünya atletizm şampiyonu olmak... 10 numara Galatasaray forması... Zekat vermek... Araba yarışçısı olmak... Saray... Kaza yapmayan araba... Ölmüş arkadaşın canlanması" gibi... "Aileme elbise alırdım" Bazı mesajlar ise varsıl semtlerle yoksullar, büyük kentlerle taşra arasındaki korkunç uçurumun birer belgesi adeta: Örneğin Neytullah (12) babasının 10 yıl önce öldüğünü, kendisinin annesiyle köyde çiftçilik yaptığını söylüyor, "Kazancımız elimize geçmiyor, çok fakiriz. Ama ben okumayı çok seviyorum" deyip kitap istiyor. Iğdır'dan Hüseyin (8) "En sevdiğin kahraman" sorusunu "Öğretmenim" diye yanıtlamış ve şöyle yazmış: "Ben okulda davranışları pekiyi, öğretmenimin sözünü dinleyen bir öğrenciyim. Hayallerim annem ve babamın kendilerine iş bulmaları. Bir de okul bitirinceye kadar öğretmenimizin bizi bırakmaması... Başka hayalim yok. Param olsaydı aileme bir ev yaptırır, onlara yeni elbiseler alırdım." "Düzenimiz bozulmasın" Çağla (14) Erzurum'da ana babası ve dört kardeşi ile iki odalı bir evde yaşıyor. "Deprem sonucunda evsiz kaldık, bir yıl prefabrik evlerde oturduk. Hayalim okumak ve Fen liselerini kazanabilmek" diyor ve Anadolu liseleri giriş sınavı için LGS seti istiyor. Esma (10) Sinoplu... "Çok param olsa kendime test kitapları alırdım. Bana hediye verilecek olsa bilgisayar olmasını isterdim. Düzenimizin bozulmamasını isterim" diyor. Yozgatlı Dönay da (11) 11 kişilik bir evde dört kardeşiyle birlikte yaşıyor, "kendine ait bir yatak, derslerini yapabilmek için çalışma masası ve eşyaları koyabilmek için dolap" istiyor. Yardımsever yoksullar Yoksul mektuplarının bir başka ortak paydası ise çocukların para bulsalar başka yoksullara yardım etmek istemeleri... Maraşlı Esra (8) "Çok param olsa yiyecek parası bulamayan aç, fakir insanlara yardım ederdim" diye yazmış. İstanbullu Daniyel (9) de öyle... Araç gereci olmayan okullara, okula gidemeyen çocuklara yardım etmeyi düşlüyor. Yozgatlı Muhammed (11) şöyle yazmış: "Annem ve babam boşanmak üzere. Herkese yardım edebilme gücüm olsaydı aç kişileri doyurur ve barındırırdım". Parası olsa yoksullara yardıma koşmayı düşleyen yoksul çocukların dünyasında parası olan büyüklerin düşleri ne ola ki? HAYDAR ALİ (9) "Keşke hiç doğmasaydım" Iğdır'dan yazan Haydar Ali en çok pilav severmiş. Toprak bir evde beş kardeşler. Genç odası takımı istiyor. Şu satırlar onun: "Sizlere kafamda, suratımda ayaklarımda ve birçok yerimde çıkan mantar hastalığından bahsetmek istiyorum. Maddi durumumuz el vermediği için hastaneye gidemedim. Bu durum beni çok üzüyor ve sürekli ağlıyorum. Dışarıya çıkmak istemiyorum. Arkadaşlarım sürekli benimle alay ediyorlar. Doktor beni Erzurum'a sevk etti ama paramız olmadığı için gidemedik. Durumum gittikçe kötüleşiyor. Keşke dünyaya hiç gelmeseydim. Annemin psikolojik sorunları var. Fakirlik ailemizdeki herkesin dengesini bozdu. Almak istediğim hiçbir şeyi alamıyorum. Okula giderken arkadaşlarım gibi güzel elbiseler alamıyorum. Bir bisikletim olmasını çok isterdim. Yatağımız dahi yok. Halının üzerinde uyuyoruz." ÖMER (11) "Param olsa annemi doktora götürürüm" Ömer Iğdırlı... 5 kardeşler: "Param olsa annemi doktora götürürüm. Ablamın dersaneye, babamın doktora gitmesini isterim. Bilgisayarımın olmasını isterim. Param olsaydı aileme kıyafet alırdım. Dersaneye giderdim. Nişanlı ablama çeyizlik halı alırdım." ÖZGÜR (12) "Parasızlık çok zor şey" Bayburt'ta bir gecekondudan yazan ve yemeklerden köfteyi, oyunlardan misket oynamayı sevdiğini söyleyen Özgür şöyle yazmış: "Annem ve babam yaşlı ve rahatsız. Abim askerde. Bir kardeşim boş geziyor. Küçük abim rahatsız, ciğer ameliyatı oldu. Ben en küçüğüm. Abime çok üzülüyorum. Param olsa fakirlere yardım eder, işi olmayanlara iş verir, kendimize bir ev alırdım. Çünkü evimiz eski ve kendimize ait odalarımız yok. Bir bisikletimin ve kardeşlerimle birlikte kullanacağım bir bilgisayarımın olmasını isterdim. Annemin bir elektrikli süpürgesi olmasını isterdim. Babamın aylık geliri olmasını isterdim. Çünkü parasızlık çok zor bir şey." NURCAN (14) "Çok param olsa doktora giderdim" Yozgatlı Nurcan beş kardeşiyle üç odalı kerpiç bir evde yaşıyor. "En sevdiğin kahraman" sorusunu "Şehitlerimiz" diye yanıtlamış. "En sevdiği yemek?": "Allah ne verdiyse o..." "En sevdiği çizgi film kahramanı?" Yok, çünkü evde televizyon yok. O da onu istiyor zaten: "Öğrenciyim. Okula başlıksız geliyorum. Babamın parası olmadığı için bana para veremiyor. Abim gözlerinden rahatsız. Annemin ameliyat olması gerekiyor. Çok param olsaydı doktora giderdim. Bilgisayarım, bisikletim, kalem ve defterim olsun isterdim. Biri bana hediye verse bunun fotoğraf makinesi olmasını isterdim. Çok zengin olmayı isterdim. Devletin bize her ay 800 milyon vermesini isterdim. Ayakkabılarıma kışın sular doluyor. Buzdolabımız, televizyonumuz, telefonumuz yok. Bunların olmasını istiyorum." SERKAN (10) "Babam üzülmesin diye harçlık istemiyorum" Serkan Adıyamanlı... En çok saklambaç oynamayı, çorbayı ve Süpermen'i seviyor. Üç kardeşler. En son fen bilgisi kitabını okumuş. "Evimizi zar zor geçindiren ve hamallık yapan bir babam var. Ayrı bir odam, çalışma masam ve bilgisayarım olmasını çok isterdim. Biz beş kişi bir odada yatıyoruz. Yerimiz çok dar, ders bile çalışamıyoruz. Öğretmenimin istediği test parasını bile götüremiyorum. Babam sabah gidiyor ve üzgün, yorgun bir şekilde eve dönüyor. Sinirleniyor; para kazanamadığı, bize bakamadığı için üzülüyor. Ben de babama bakınca çok üzülüyorum. Babam üzülmesin diye hiç harçlık istemiyorum. Biri bana bir hediye verse bunun bisiklet ve bilgisayar olmasını isterdim."
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.