HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Deniz Feneri Çadırda Yaşayan Aileyi Ev Sahibi yaptı
25-01-2011
Deniz Feneri Çadırda Yaşayan Aileyi Ev Sahibi yaptı

Deniz Feneri Çadırda Yaşayan Aileyi Ev Sahibi yaptı

Isparta'dan Antalya'ya gelen ve çadırda yaşayan Çevikbaş ailesi, 10 yılın ardından tek dilekleri olan eve, Deniz Feneri'nin hayırsever ...

Isparta'dan Antalya'ya gelen ve çadırda yaşayan Çevikbaş ailesi, 10 yılın ardından tek dilekleri olan eve, Deniz Feneri'nin hayırsever bağışçıları sayesinde kavuştu.

Vatani görevini yaptığı sırada arkadaşının silahından çıkan bir kaza kurşunuyla yaralanan ve sağ bacağını kaybeden ve askerlik dönüşü Isparta'da hastası Ayşe Çevikbaş ile Isparta'da evlenen İbrahim Çevikbaş, burada bir süre garsonluk yaptı. Bacağındaki sorun nedeniyle ayakta durmakta zorluk çektiği için işten çıkmak zorunda kalan ve ailesiyle birlikte Antalya'ya göç eden İbrahim Çevikbaş, burada brandalarla oluşturduğu çadırında yaşayarak çobanlık yapmaya başladı. Yaşadıkları talihsizliklere, çadırlarında çıkan yangınla tüm eşyalarını kaybetmeleri de eklenen Çevikbaş ailesinin imdadına o dönemde komşuları yetişti. Komşularının yardımıyla bir çadır daha oluşturan aile için zor günler ise o dönem için bitmedi... Anne Ayşe Çevikbaş'ın Akdeniz Anemisi olduğu, bir çocuklarında ise zeka geriliği bulunduğu ortaya çıkan aile, baba İbrahim Çevikbaş'ın düzenli bir iş de bulamamasıyla uzun süre hayırsever komşularının yardımlarıyla ayakta durabildi. Ailenin büyük çocuğu Hatice ise, hep sahip olmak istedikleri ev hayaline kavuşmak için henüz 17 yaşında evlenmeyi tercih etti. 'Göçer' oldukları düşünülerek polise ihbar edilen, işlem yapmaya gelen polis memurunun dahi yardım yaptığı ailenin bazı ihtiyaçları Deniz Feneri Derneği tarafından karşılandı. 10 yıldır çadırda zorluklar içerisinde yaşayan aile için dernek tarafından alınan Varsak Karşıyaka Mahallesi'ndeki bir siteden alınan evin tüm eşyaları da yerleştirilerek aileye tapusuyla devredildi. 10 yıllık çadır yaşantısından kurtulmanın sevincini yaşayan aile duygularını AA muhabiriyle paylaştı. Artık Bir Geleceğimiz Olduğunu Biliyoruz Baba İbrahim Çevikbaş, 17 yaşındaki kızları Hatice'nin çadır hayatından bıktığı için erken yaşta evlendiğini belirterek, kendilerinin eğitim hayatına devam etmesi yönündeki tüm telkinlerine karşın 'bir evde oturabilmek için' evlenmeyi tercih ettiğini ifade etti. Kızlarının eve yerleştikten sonra kendilerini arayıp evi sorduğunu, onun da merak ettiğini kaydeden Çevikbaş, 'Kızcağız çadırda doğdu, çadırda büyüdü. Çadır gördü, çadır bildi. Okula gidince de utandı. Arkadaşları 'Burada mı yaşıyorsun?' dedikçe zoruna gitti. 'Kızım sabret gün gelecek saray gibi bir evde yaşayacağız' dedim ama dinlemedi' diye konuştu. Baba Çevikbaş, on yılın ardından bir evleri olduğu için büyük mutluluk yaşadıklarını ifade ederek, şunları söyledi: 'Çadırdayken bırakıp da gidemiyorduk. Acaba gelip birisi bir şey diyecek mi? Çocuklar korkuyor mu? Bunları düşünmekten hiçbir şey yapamıyordum. Şimdi kilitleyebileceğimiz bir kapımız var. Kapımızı kapattığımız zaman gözümüz arkada kalmıyor. Artık bir geleceğimiz olduğunu biliyoruz. Şimdi tek isteğim bir iş. Bir ayağım sakat olduğu için her işte çalışamıyorum. Ama yapabileceğim bir işte çalışıp evimi geçindirmek, çocuklarımı okutmak istiyorum. Söz verdim, bir işe başlayınca aldığım ilk maaşımı, belki bir yerlerde bizim gibi birileri vardır da onlar da kurtulur diye Deniz Feneri'ne bağışlayacağım.' Çadırdan Utandığım İçin 'Orada Yaşayan Ben Değilim' Derdim Anne Ayşe Çevikbaş ise, evliliklerinin 18'inci yılında olduklarını, bunun 10 yılını çadırda geçirdiklerini söyledi. Ayşe Çevikbaş, Hatice'nin evlenmesinin ardından 8 yaşındaki Goncagül, 10 yaşındaki Mustafa ve 13 yaşındaki Samet'in geleceğinden endişe etmeye başladığını, ancak evle birlikte korkularının da geçtiğini dile getirdi. Anne Çevikbaş, çadırda yaşadıkları zorlukları anlatarak, 'Komşular bazen 'Siz burada mı yaşıyorsunuz?' diye sorarlardı. Çadırdan utandığım için 'Orada yaşayan ben değilim' derdim. Ama çok şükür hepsi geçti gitti artık. Dört duvar istiyordum. 'Nasip olmayacak herhalde' diyordum ama oldu' dedi. Rüyalardaki Ev Ailenin 10 yaşındaki çocuğu Mustafa, çadırda uyuduğu bir gece rüyasında, annesiyle bir eve geldiklerini gördüğünü anlattı. Evi görür görmez, bu evin rüyasında gördüğü ev olduğunu söylediğini kaydeden Mustafa duygularını şöyle dile getirdi: 'Rüyamda annemle bir evden çıkıp çarşıya oyuncak almaya gidiyorduk. Alıp dönüyorduk ama döndüğümde oyuncağım kırılıyordu. Tekrar almaya gidecekken uyandım. O zaman rüyamı anlatmamıştım anneme ama bu eve gelince rüyamdaki evin aynısı olduğunu görüp söyledim.' 13 yaşındaki Samet ise, çadırda yaşarken korkarak uyuduklarını ve kış olduğunda üşüdüklerini söyleyerek, artık korkmadan uyumanın tadını çıkaracağını ifade etti. Büyüyünce pilot olmak istediğini anlatan Samet, 'Pilot olup çok para kazanırsam kendime bir helikopter almayı istiyorum. Helikopterle Türkiye'yi gezip fakirlere yardım edeceğim' dedi.

Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.