HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Depremin Birinci Yılında Pakistan
12-10-2006

Depremin Birinci Yılında Pakistan

11 Ekim 2006 Hüseyin Öztürk Dün sabah Pakistan'dan geldim, uykusuzluk ve yorgunluktan gözümün biri açık, diğeri kapalı, neler yazacağımı planlayamadan bilgisayarın başına oturdum. Deprem içi ve deprem dışı yazılacak o kadar çok şey var ki Pakistan'dan. Bu arada Afganistan'a geçemedim ama Afganistan hakkında da çok detaylı bilgiler edindim. Bugün konumuz "Depremin birinci yılı." Bu konuda yazmaya gayret edeceğim ve seyahatimin uzun ve geniş kısmını, yazı dizisinde kaleme almaya çalışacağım. Hemen öncelikle şunu belirteyim ki, milletimiz büyük bir millet, devletimiz bütün iç ve dış virüslere rağmen büyük bir devlet. Müslüman ülkeler içerisinde ise yine Türkiye'miz en birinci Müslüman ülke. Deniz Feneri, asil milletimizin desteğini, Türkiye'nin ve dünyanın her yerinde olduğu gibi, Pakistan'da da halkın ve devlet adamlarının yüreğine, kalbine, gönlüne, gözüne ebedi bir destan yazmış. Bundan bir yıl önce, yani 8 ekim 2005´te, Pakistan'ın kuzeyindeki Peşaver bölgesinde meydana gelen depremde 100.000´i aşkın insan ölmüş, 250.000'in üzerinde insan ağır, 150.000 insan ise hafif yaralanmıştı ve binlerce ev yerle bir olmuştu. Depremden saatler sonra Pakistan'dan gelen acı haber Türkiye ve dünyada yankılanmış, Deniz Feneri hiç zaman kaybetmeden gerekli malzemelerden oluşan yardım konvoyunu, Dışişleri Bakanlığı´nın büyük desteğiyle Pakistan'a sevk etmiş, Pakistan'ın kendisi ve civar komşu ülkelerden daha önce yaraları sarmaya başlamıştı. Allah hiçbir ülkeye böyle acılar yaşatmasın. Acıları paylaşmak kolay ve biraz teselli etse de, yaşanılan acılar, gözyaşları, kayıplar öyle kolay kolay silinip atılmıyor ve unutulmuyor. Bu manzarayı, acıyı yaşayanların gözlerinde okuyabiliyorsunuz. Felaketin birinci yılı münasebetiyle en büyük kayıpların yaşandığı Balakot bölgesinde incelemelerde bulunurken, arabanızdaki Türk bayrağı ve Deniz Feneri logosu; insanların işlerini güçlerini bırakarak bize sarılmaları, teşekkür etmeleri, gözyaşlarını akıtmalarına sebep oluyordu. Ve son söz olarak "Herkesten önce siz geldiniz, Türkiye geldi. Ölülerimizin, yaralılarımızın, yıkıntılarımız arasında gördüğümüz ilk İnsan sizlerdiniz, bizleri unutmamışsınız ve yine gelmişsiniz, sevinçten ne söyleyeceğimizi bilemiyoruz" diye duygularını dile getiriyorlardı. Depremin birinci yılında Deniz Feneri Genel Başkanı Engin Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mehmet Cengiz, Genel Sekreter İbrahim Altan ve uluslararası İlişkiler Müdürü Mustafa Tutkun´dan oluşan Deniz Feneri ekibi, bölgede inceleme ve araştırmaların yanı sıra esasen yüce milletimizin eğitim amaçlı bağışlarıyla yeni bir destan daha yazmak üzere Pakistan'a gelmişlerdi. Deniz Feneri ekibi, "Balık vermeyi değil, balık tutmayı öğretmek gerekli" felsefesinden yola çıkarak eğitim amaçlı yapılan bağışların yerine getirilmesi için, "on üç adet" ilk, orta ve lise ile geniş kapsamlı bir üniversitenin temelini attılar. Temel atma törenine Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref de katıldı. Pakistan tarihinde böyle bir katılım ilk defa olmuş. Bu tür temel atma törenlerine Cumhurbaşkanı düzeyinde şimdiye kadar hiç katılım olmamış. Bu bir ilkmiş. Daha geniş gözlemlerimi, dediğim gibi sonra yazacağım. Pakistan'ın tarihinde ve bizim tarihimizde Pakistan halkıyla tanışıklığımız Kurtuluş Savaşı'na dayanır Kurtuluş Savaşı'nda bize olan maddi desteklerinden sonra iki ülke halkı öyle dost olmuşlar ki, bu dostluk, Kıbrıs Savaşı'nda da kendisini göstermiş. Kıbrıs Savaşı yıllarında savaşa her an katılmak için hazır bekleyen o dönemin askerleriyle konuştum. Şimdi yaşı bir hayli ilerlemiş emekli bir asker, Pakistan depremi münasebetiyle teşekkür ve minnettarlıklarını ilettikten sonra askerlik yaptığı yıllara sözü getirerek şöyle dedi: "Yirmi gün ayağımızdan botu çıkarmadan yattık. `Hadi' dediklerinde 'buradayız ve hazırız' diyerek yola düşebilmek için teyakkuz halinde bekledik.". Evet, daha neler var Pakistan seyahatimde ama, dediğim gibi çok yorgunum, bunları ancak yazdım, gerisini daha sonra inşallah yazı dizisinde fotoğraflarla anlatacağım.
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.