HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Hiç Yaşanmamaış Gibi
12-09-2007

Hiç Yaşanmamaış Gibi

11 Eylül 2007 Hüseyin Öztürk Hiç yaşanmamış gibi Bosna-Hersek; tanıyan, bilen, giden ve gidemeyen herkesin rüya gibi yaşamak istediği bir Osmanlı beldesi. Osmanlı izlerinin son demlerinin yaşandığı ve yaşatılmaya çalışıldığı bir güzel belde İnsan, ömründe bir kere de olsa bu toprakları görmeli ve tanımalı. Osmanlı´yı ve Osmanlı´yı kuran ruhu anlamak için, sadece Bosna-Hersek değil, bütün balkanları yeniden anlamalı ve tanımalı. Atalarımızın yadigârı Bosnalıların yüzü hep buruk tebessüm etmiş, dinlerini, dillerim, âdet, örf ve geleneklerini, cami avlusunda, medrese köşelerinde yaşatmaya ve yaşamaya çalışmış ve tabu başarmışlar. Bunun için de her Müslüman´ın desteğine ihtiyaç hissetmişler. Evet, milletimiz bu son izlerin tamamen silinmesine müsaade etmeden, Osmanlı medeniyetinin yeniden inşa edilmesi ve yaşatılması için, Bosna´nın Osmanlı´dan kopartılışından itibaren hiç ilgisini ve desteğini çekmemiş. Milletimiz bütün imkânsızlıklarına rağmen, Bosna´ya maddi manevi bütün desteğini sürdürmüş. Savaşta zirveye varan yardımlarına aralıksız devam etmiş ve tamamen yok edilmek istenen bir halkın ayakta kalmasını sağlamış. Bugün o hale gelmişler ki, dünya Müslümanları ve halkımızın sayesinde artık alınları açık, yürekleri zengin, geleceklerine güvenle bakar olmuş ve eğitim başta olmak üzere, pek çok özgürlüklerine kavuşmanın sevincini ülkelerine her gelenle paylaşmaktan mutlular. Savaşları çok canlı yaşamış bir Bosnalı ihtiyarın dediği gibi, "sanki Osmanlılar yeniden buralarda, sanki onların ayak izlerini görür gibiyim, onların ruhu buralarda dolaşıyor gibi. Türkiye´deki kardeşlerimiz bizlere el uzatırken şimdiye kadar olup bitenler, 'hiç yaşanmamış gibi' ve bizler de yeniden dünyaya gelmişiz gibi." Ülkemizin sivil toplum kuruluşlarından ve "dünyada bir tek yoksul kalıncaya kadar yola devam" diyen Deniz Feneri, Bosna´da Osmanlı rüzgârı estirerek, yine Bosnalıların gönlünde bir Türkiye tahtı kurdu. Savaşta Sırp ve Hırvatlar tarafından yakılan ve yıkılan Bosna halkının üniversitesi, Türk milletinin yardımlarıyla yeniden inşa edilerek, Bosnalı öğrencilerin eğitim yuvasına kavuşmaları sağlandı. Atalarımızın medeniyet örgüsünü devam ettirmek için, eğitim yardımları başta olmak üzere, diğer bütün insani yardımlarını sürdüren halkımıza aracılık yapan Deniz Feneri, Bosnalıların gönlünü fethetmekle kalmayıp, Bosnalıların gözündeki büyük ve güçlü Türkiye imajını daha da güçlendirdi. Hâlâ bir Osmanlı şehri olma özelliğini sürdüren ve sonsuza dek de sürmesini istediğimiz Mostar şehrinde açılan üniversiteye, bir suikast sonucu öldürülen Bosna-Hersek eski başbakanlarından Cemal Biyadiç'in adı verildi. Kalabalık bir davetli topluluğunun iştirakiyle yapılan açılış merasiminde bir konuşma yapan Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Engin Yılmaz, Deniz Feneri'nin eğitim alanlarındaki çalışmalarına aralıksız devam ettiğini, "medeniyet iddiası" olan milletlerin önceliği eğitime vermesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "eğitim çalışmalarımızın bir kolunu yoksul öğrencilere kırtasiye yardımını amaçlayan mavi kelebek projesi, bir kolunu yoksul okullara yaptığımız kütüphane, kitap ve araç gereç yardımları, diğer kolunu ise Türkiye´nin ve dünyanın dört bir yanında yaptırdığı okul inşaatları oluşturuyor. aziz milletimizin yardımlarını istedikleri noktaya kadar ulaştırmak, çalışmaları yerinde izlemek ve sonucu böylesine güzel sahnelerle tamamlamak hayırsever insanlarımızın sevinci ve onurudur." Türk halkının yardımseverliği sadece Bosna´da görülmüyor. Deniz Feneri bütün dünyada olduğu gibi balkanların da her noktasında Türkiye rüzgarını estiriyor. Büyük Türkiye, oralardan daha iyi anlaşılıyor.
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.