HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Kardeşlerimiz ağlarken, biz?
14-10-2005

Kardeşlerimiz ağlarken, biz?

15 Ekim 2005 Faruk Çakır Pakistan´daki depremin sebep olduğu yaraları, acıları ve dramları en iyi anlaması gereken her halde Türkiye´de yaşayanlardır. "Damdan düşenin halini damdan düşen anlar" prensibi gereği, Pakistan´daki kardeşlerimizin durumunu iyi anlıyor olmalıyız. Çünkü, Türkiye de `Marmara depremi´ ile `imtihan´ olmuştu. Günler geçtikçe, Pakistan´daki depremin açmış olduğu yaraların-ilk haberlerin aksine-çok daha büyük olduğu anlaşıldı. Ölü sayısı hakkındaki rakamlar her geçen gün artarken, bölgede `salgın hastalık´ korkusu da yaşanıyor. Zaten `fakru zaruret´ içerisinde bulunan PakistanKeşmir halkının, (Hindistan ve Afganistan´daki depremzedeleri de unutmayalım) Ramazan´da ve mevsimin de kışa yüz tuttuğu bir dönemde depremle sarsılması ve onbinlerin vefat etmesi bütün İslâm âlemini ve insanlığı uyandırmalıdır. `Suçlu´ arayarak bir yere varmak mümkün değil. Önemli olan, bugün itibarıyla ne yapılabileceğini hızla kararlaştırmak ve bir an önce yapmaktır. Hiç bir çalışma ölenleri geri getirmez, ama sebeplere müracaat edip her türlü tedbiri de almak gerekir. Bugün için yapılması gereken şey, sağ kalanların yaralarını sarabilmektir. Bunun bir yolu da, deprem sebebiyle evsizbarksız kalanlara kucak açabilmektir. Gün değil, saat geçirmeden çok büyük kampanyalar açılıp, yardımlar toplanmalı ve bir an önce bölgeye ulaştırılmalıdır. Bunun için sivil toplum kuruluşlarının imkânları yetmiyorsa, devlet olarak hadiseye sahip çıkmak gerekmez mi? "Her türlü yardıma hazırız" demekle iş bitiyor mu? Bu yardımı fiiliyata dökmek gerekir. (Çağrımız tesirli olsun diye, açılan bir yardım kampanyasına yardım yaptıktan sonra bunları yazıyoruz. FÇ) Türkiye´den bölgeye kurtarma ekipleri ve maddî yardımların ulaştığını biliyoruz, ama bunların yeterli olmadığı kanaatindeyiz. Bu yazının hazırlandığı saat itibarıyla (Deniz Feneri ve İHH gibi bazı kuruluşlar dışında) büyük yardım kampanyalarının açıldığını görmedik. Dünkü gazetelerin hiç birinde de-gazeteler tarafından-kampanyalar açıldığını ve bunların manşetlere taşındığını görmedik. Acaba niçin? Geçmişte pek çok konuda yardım kampanyaları açan medya, bu konuda niçin sessiz? (Kampanya açılması konusunda hukukî engeller ya da başka problemler olma ihtimali varsa, açılan kampanyaları manşetlerle desteklemek de mi yapılamaz?) Hükümetin de Pakistan´da yaşanan depreme daha fazla ilgi göstermesi ve oradaki kardeşlerimize el uzatması beklenir. Bu ve benzeri yardımlar felâkete uğrayan herkese-dil, din, ırk ayırımı yapmadan-yapılmalı, ancak Pakistan´ın Türkiye açısından ayrı bir yeri olduğu da unutulmamalı. Pakistanlıların, Türkiye´nin en zor ânında; elindekini/avucundakini Türkiye´ye yardım olarak gönderdiği unutulmamalı. (Tabiî gönderilen paraların bir kısmıyla İş Bankası´nın kurulduğunu ve CHP´nin de bu bankaya `ortak´ olduğunu da!) Bütün bu maddî yardımların yanı sıra, Başbakan Erdoğan ve `beraberindekiler´ de bölgeyi ziyaret edip `manevî´ destek vermelidir. Kardeşlik bu günler için değil mi? İslâm dünyası el ele verebilirse, değil Pakistan´ın; bütün insanlığın yaraları sarılabilir. Bunun için ilk adımı niçin biz atmayalım?
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.