HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Lula Fonu
15-04-2004

Lula Fonu

14 Nisan 2004 Ahmet Çakmak İnsanları mümkün olmayan hedeflere çağırıyorsanız, gelenler sadece kendilerini tatmin etmek için gelirler. Ve galiba tek tek insanlar yanılabiliyor ama bir insan grubunun en azından çoğunluğu neyin mümkün olduğunu, neyin olmadığını seziyor. Amerika'nın ünlü 'Keynesçi' iktisatçılardan Tobin tarafından 1970'lerin başlarında ortaya atılan mali işlem başına küçük bir vergi alma önerisi çok konuşuldu ama dünya gündemine ciddi olarak hiçbir zaman alınmadı. 2004 yılı başında bu kez Brezilya Devlet Başkanı Lula ve Fransa Devlet Başkanı Chirac silah alımlarından küçük bir vergi alınmasını önerdiler. Bu iki öneri birleşti ve silah alımları ile mali işlemlerden vergi alınması önerisine dönüştü. Lula, Chirac, BM Genel Sekreteri Annan ve Şili Devlet Başkanı Lagos geçen hafta bu öneriyi tekrarladılar. Bu iş olursa elde edilecek paranın miktarı konusunda rivayet muhtelif. 200 milyar dolar diyen de var, 50 milyar dolar diyen de. Ama dünyada açlıkların önlenmesine yeteceğine inananların sayısı hayli fazla. Mali işlem vergisine 'Tobin Vergisi' deniyordu, silah alımlarına verginin eklenmesiyle ortaya çıkacak fona da 'Lula Fonu' diyenler var. Adı ne olursa olsun, bu iş gerçekleşirse hatırı epey sayılır bir para elde edilecek. Diyorum ki, dünya sosyal forumlarında isteyen istediği gibi deşarj olsun, isteyen işçi haklarının geri alınması konusunda istediği gibi nutuk atsın ama bunların yanı sıra silah alımı ve mali işlem vergisine de sahip çıkılsın. Bu işi önemli ülkelerin devlet başkanları destekliyor, milenyum hedeflerine ulaşılamayacağı, çünkü bu hedefe ulaşmanın araçlarının ortaya konmadığı gün geçtikçe daha çok anlaşılıyor. Silah alımı ve mali işlemler üzerinden verginin oranı, kapsamı, etkileri v.b. iyi hazırlanmış toplantılarla dünyanın her yerinde tartışılsın, sol kitleleri bu vergiye destek doğrultusunda harekete geçirmeye çalışsın. Türkiye devleti dünyanın egemen gücü ile sürtüşmekten mümkün mertebe kaçınmayı, hakim rüzgarlara karşı koymaya kalkışmamayı esas alan bir zihniyete sahip. Ama silah alımları ve mali işlemlere vergi getirilmesi önerisine destek vermek ABD'nin kızacağı birşey değil. ABD bu işin gündeme gelmesinden hoşlanmaz ama bu öneriyi destekledi diye bir devletle sorun çıkarmaz. Öyleyse mesela Deniz Feneri ile 78'liler Vakfı bir araya gelseler, enerjilerini halkın ve hükümetin bu konuya sahip çıkmasını sağlamaya harcasalar, bence isabetli olur. Türkiye'nin de silah alımları ve mali işlemlerden vergi alınması önerisini desteklemesi etkili olur. Bu arada tezkeresinin reddinden sonra dünya kamuoyu nezdinde ikinci önemli puanımızı da almış oluruz. Türkiye'nin silah alımı ve mali işlemler vergisini desteklemeyi gündemine alan sivil toplum kuruluşları çabalarını uluslararası alana da yaymalılar. Dünyada küreselleşmeye muhalif güçleri bu konula da enerji harcamaya ikna etmeye çalışmalılar. Bu vergiden senede 100 milyar dolar gelse, 10 senede 1 trilyon dolar eder. Dile kolay. Hatta yapılacak toplantı ve çalışmalarla bu fonun nasıl harcanacağı da tartışılmalı. Economist dergisinin mayıs ayında yaptırdığı tartışmalarla ortaya çıkan Kopenhag Konsensusu'nda getirilen öncelikler neoklasik iktisatçı bakışının oldukça etkisiyle düzenlenmişti. Şimdi dünya muhalefeti kendi ölçütlerini geliştirerek bu fonun nasıl kullanılacağına karar vermeli. Bir arkadaşım geçenlerde hatırlattı: Passolini kendisini Marksist-Hristiyan olarak tanımladığında yadırganmıştı, dedi. Onun bu sözleriyle Marksizmi halkın vicdanı ile, insanın vicdanı ile yeniden buluşturmayı gündeme getirmeye çalıştığını söyledi. Bunda doğruluk payı var. Silah alımı ve mali işlemlere vergi konulması konusunda bu açıdan düşünmekte de bence büyük yarar var.
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.