HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Nevruz Dede Kimdir?
02-06-2005

Nevruz Dede Kimdir?

1 Haziran 2005 Türksoy´la İpekyolu 90 yıllık bir hasreti sona erdirdi... Bakü'deki Son Osmanlı Nevruz Dede'nin göz yaşartan kavuşması... Bakü'deki Son Osmanlı Nevruz Dede'yi kamuoyuna ilk defa duyuran Türksoy'la İpekyolu programı, 90 yıl aradan sonra İstanbul'a dönen Nevruz Dede'yle ilgili göz yaşartan görüntüleri ekrana getirdi. Seyfullah Türksoy'la birlikte Sultanahmet Meydanı'na giden Nevruz Dede, çocukluk günlerini hatırladı ve gözyaşlarını tutamadı. Büyük bir heyecanla toprağı öpen Nevruz Dede'ye vatandaşlar büyük ilgi gösterdiler. Dergimizin Yayın Kurulu Üyesi olan Program Yapımcısı Seyfullah Türksoy'un gayretleri ve Deniz Feneri Derneği'nin ulaşım ve konaklama katkılarıyla İstanbul'a gelen 98 yaşındaki Nevruz Dede, 8 yaşında bir çocukken ayrıldığı İstanbul'da doyasıya hasret giderdi. Seyfullah Türksoy'la birlikte Sultanahmet Meydanı'na giden Nevruz Dede, çocukluk günlerini hatırladı ve gözyaşlarını tutamadı. Büyük bir heyecanla toprağı öpen Nevruz Dede'ye vatandaşlar büyük ilgi gösterdiler. 7'den 70'e herkes Nevruz Dede'ye sarılmak ve elini öpmek için adeta birbirleriyle yarıştı. 1918 yılında kendisinin ve babası Nimetullah Paşa'nın da dahil olduğu Kafkas Orduları'nın ilk hareket ettiği Dolmabahçe Sarayı'na da giden Nevruz Dede, bir asrın yorgunluğunu taşımasına rağmen, savaş yıllarını hatırladı. Askerlerin vapurlara binerek gittiği, Paşaların Dolmabahçe Mescidi'nde namaz kıldığı günler yeniden gözünde canlandı. Asıl adı Ahmet olan 98 yaşındaki Nevruz Dede, Eyüp Sultan Camii'ni ziyareti sırasında ise Mehter Takımı'nın coşkulu marşlarıyla karşılandı. Çok heyecanlandığı ve gözyaşı döktüğü görülen Nevruz Dede, yere eğilerek binlerce vatandaşın alkışları ve gözyaşları eşliğinde toprağı öptü. Daha sonra Eyüp Sultan'da Cuma Namazı kılan ve Eyüp El Ensari Hazretleri'nin kabrini ziyaret eden Nevruz Dede, Peygamberimizin buradaki ayak izinin başında hıçkırıklara boğuldu. 90 yıl aradan sonra, çok sevdiği ve uğruna her gün gözyaşı döktüğü İstanbul'a, baba yurduna dönmenin sevincini yaşayan Nevruz Dede, kendisini davet eden Gökkuşağı Koleji'nde de Türk bayraklarıyla ve coşkulu törenlerle karşılandı. Burada öğrencilerle birlikte Yemen Türküsü'nü ve Çanakkale Marşı'nı söyleyen Nevruz Dede, öğretmenlerin ve öğrenci velilerinin de gözyaşına boğulmasına vesile oldu. Nevruz Dede kimdir? 1918 yılında Azerbaycan'ı Ermeni işgalinden kurtarmak maksadıyla, Türk Ordusu İstanbul'dan Kafkasya'ya hareket eder. Nuri Paşa'nın komuta ettiği Türk ordusundaki zabitlerden biri de Nevruz Dede'nin babası Nimetullah Paşa'dır. Asıl adı Ahmet olan Nevruz Dede, o tarihte henüz 8 yaşında bir çocuktur. Annesini kaybetmiştir ve yetimdir. Nimetullah Paşa'nın tek evladıdır. Babası Kafkas Cephesi'ne gittiğinde, adeta yalvarır, "Baba, beni burada bırakma. Beni de yanında götür" der. Babası, çaresiz Nuri Paşa'dan izin ister. Nuri Paşa, "Olur evladım" der ve Nevruz Dede'nin 90 yıllık vatan hasreti böylece başlar. Azerbaycan'da Türk orduları Ermenilerle kıran kırana savaşırken babası küçük Ahmet'i, şimdiki adıyla Nevruz'u Gence'de bir ailenin yanına yerleştirir. Ancak savaş devam ederken, çeşitli karışıklıklar olur ve baba-oğul birbirlerini kaybederler. îkisi de Türkiye'ye dönemezler. Babası oğlunu, oğlu babasını yıllarca arar. 1920'de Azerbaycan Sovyet hakimiyetine girince, Türkiye'ye dönme ümitleri tamamen kaybolur, sınırlar kapanır. Yıllar sonra birbirlerini Lenkeran şehrinde bulurlar. O dönemde kimliklerini, Türk olduklarını gizlemek zorunda kalan Nimetullah Paşa, oğlunun Ahmet olan adım Nevruz olarak değiştirir. Çünkü o dönemde Türk olmak çok tehlikelidir. Kader baba-oğulu bu defa 2. Dünya Savaşı sebebiyle ayırır. Harp Okulu'nda okuyan Nevruz Dede savaşa çağrılır. Savaşta Almanlara esir düşer. Fakat o koyu bir Bolşevik düşmanı olduğu için, Lejyon ordularına komutan olarak Almanya'nın safında Ruslara karşı savaşır. Savaş bittiğinde Almanya hezimete uğramıştır. Stalin Nevruz Dede'yi önce Özbekistan'a, sonra Bakü'ye getirtir. Vatana ihanet suçuyla yargılanan Nevruz Dede, tam 25 yıl hapis cezası alır. Sorgu sırasında dişleri ve tırnakları sökülür. 10 yıl Tataristan bölgesinde bir hücrede hapis yatar. Kruşçov döneminde çıkan genel afla serbest kalır, ama KGB onu adeta bir gölge gibi izlemeye devam eder. Ömrü savaş meydanlarında, işkence ve hapishanelerde geçen Nevruz Dede, ancak 50 yaşında evlenmeye fırsat bulur. Bir oğlu olur. Ancak biricik oğlunu birkaç yıl önce kaybeder. Türksoy'la İpekyolu'nun Yapımcısı Seyfullah Türksoy, Bakü'deki köhne bir evde, Nevruz Dede'yi çok perişan bir halde yaşarken bulur. Bu buluşma, Nevruz Dede'nin baba yurduna kavuşmasının da başlangıcı olur.
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.