HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Yoksulluğu `Tüketmeye´ Hazır Olun!
31-05-2003

Yoksulluğu `Tüketmeye´ Hazır Olun!

30 Mayıs 2003 Necmettin Çakmak Deniz Feneri Derneği, şimdiye kadar başarı ile yürüttüğü ve bundan sonra da devam ettireceği yoksulluğu önlemeye yönelik çabalarına yeni bir pencere açıyor. Türkiye'de kendi alanında bir ilki daha gerçekleştiren dernek, çok boyutlu bu sorunu tartışmak ve çözümler üretmek amacıyla bütün bilim disiplinlerinden katılımların olacağı bilimsel bir etkinlik gerçekleştiriyor. Yoksulluk, günümüz toplumlarında evrensel bir problem olarak varlığını artırarak devam ettiriyor. Türkiye'deki bütün gözlem ve göstergeler de bu yönde. Ülkemizde yoksulluğa ilişkin sosyal bilim disiplinlerince bilimsel olarak ortaya konulmuş, bilgi birikimi istenen seviyenin çok altında bulunuyor. Yoksulluğun Türkiye ve dünya ölçeğinde ortaya çıkan yansımalarını bir kez daha dikkatlere sunmak ve kaynaklarını tartışmaya açmak üzere, 'yoksulluğu tüketme' mücadelesinde bir model olan Deniz Feneri Derneği bu olguyu masaya yatırıyor. 31 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında Grand Cevahir Hotel'de 'Yoksulluk Sempozyumu' düzenleyen dernek, Türkiye'de bir ilki de gerçekleştiriyor. Dernek, seçim dönemlerinde 'yoksulluk edebiyatı' yaparak iktidar koltuğuna oturan siyasi mekanizma ve kamu yönetiminin üzerine ciddiyetle eğilmesi gereken yoksulluk olgusunun "kangren haline gelmeden" bilimsel açıdan ele alınmasını sağlayarak geleceğe yönelik somut adımların atılmasını sağlıyor. Türkiye´de bir ilk gerçekleşiyor Yaklaşık üç ay önce, Deniz Feneri Derneği'ne kasım ayında Sivas'ta düzenlenecek Sosyoloji Kongresi'ne 'Deniz Feneri Modeli' başlıklı bir bildiri ile katılmak için çalışma yapmak üzere gelen ancak gördüğü manzara karşısında etkilenen Doç. Dr. Ahmet Bilgili'nin girişimleri ile hayatiyete geçirilen "Yoksulluk Sempozyumu" sivil toplum örgütleri, akademisyenler, medya ve bürokrasiyi biraraya getiriyor. 28 farklı üniversiteden, 17 kamu kuruluşundan ve 20 sivil toplum kuruluşundan 144 katılımcının 99 bildiri ile katılacağı sempozyumda 30 ayrı oturum gerçekleştirilecek. Sempozyum kapsamında 'Yoksulluk-medya' ve 'Yoksullukta yeni arayışlar' başlıklı iki ayrı panelde olacak. `Hazırcılık´ yoksulluğu bitirmez Millî Gazete'ye bilgi veren sempozyum koordinatörü Doç. Dr. Ahmet Bilgili, Türkiye'de yoksulluğun atıl bir problem olarak görüldüğünü belirtiyor. "Yoksulluğu toplum yaşıyor" diyen Bilgili'ye göre 'yoksulluğu tüketmek' zorundayız: "Bu mücadelede devlet ve sivil toplum örgütlerinin ortak çabası ile mümkün olur." Yoksul insanları almaya hazır hale getirmenin yoksulluğu tüketmeyeceğini dile getiren Bilgili, 'aksine artırır' görüşünü savunarak, "İnsanları üretime yönlendirmek zorundasınız. Türkiye, 'hazıra yönlendirmenin' örneklerini çok yaşadı. Fak-Fuk-Fon'lar hep var ama sorunlara çare olamadı. İnsanlar yoksul düşebilirler. Bugün nitelikli insanlar bile yoksul hale geldi." diye konuşuyor. Bilgili, "hakiki yoksulluğun göstergeleri 'dilenciler' değildir. Aksine eğitimli fakat çalışacak iş bulamayan kitledir. Çünkü 'onlar' kimseye el-avuç açamazlar" diyor. Bilgili; "Balık ver bir gün doysun, balık tutmayı öğret ömür boyu doysun" şeklindeki Çin atasözünü hatırlatarak, yoksulluğun bir kültürü ortaya koyduğunu ve belirli davranış şekilleri getirdiğini söylüyor. Deniz Feneri model olarak ortaya konacak Yoksulluğun çok boyutlu bir mesele olduğuna vurgu yapan Bilgili, aslında yoksullukla ilgili araştırmaları ve etkinlikleri üniversitelerin düzenlemesi gerektiğine inanıyor: "Yoksulluk farklı bir alan. Dolayısıyla Türkiye'deki üniversitelerin ana bilim dallarına yoksulluk doğrudan girmiyor. Ancak, bütün bilim dallarına yoksulluk dolaylı olarak giriyor. Bunun için ünversitelerin yoksullukla ilgili bağımsız bir çabası bugüne kadar hiç olmamış. Bu nedenle `Yoksulluk Sempozyumu´ Türkiye'de ilk defa oluyor." `Yoksulluk Sempozyumu´ ile birlikte Türkiye'de 'yoksullukla' ilgili üretilmiş bir bilginin varolacağını söyleyen Bilgili, "Bu sempozyumu yoksulluğun önemli ve farklı boyutlarını içeren temel bilgilerin ortaya çıkarılması olarak ifade edebilirim. Burada ilk defa alan araştırmaları yapıldı. Ve neticeleri burda açıklanacak. Yoksulluğun devlet, din, ekonomi, sinema, çocuk, küreselleşme, edebiyat gibi alt başlıklarda ilişkisine değineceğiz. Deniz Feneri'ni bir model olarak ortaya koyacağız." şeklinde konuşuyor. Yoksulluk haritası çıkarılmalı Bilgili, yoksulluğu önleme stratejilerinin hükümetler tarafından istenen verimlilikte uygulanamadığının altını çizdi: "Yapılanlar da asla yeterli olmamıştır. Bu ve diğer faktörlerin etkileri ile yoksulluk oranında giderek bir artış gözlenmektedir. Gelinen bu noktada, devletin yoksullukla mücadele sürecinde kendi üzerine düşeni yapsa da yalnız başına yüksek verimli bir başarıyı yakalayamayacağı, bu sebeple konunun bir sosyal sorumluluk formatı içerisinde ele alınması ve devreye sivil toplum kuruluşlarının dahil edilmesi zorunlu görülmektedir." Bilgili, yoksulluğun önlenmesinde hükümetlerin, sorunu hem asgari düzeye çekici sosyal politikalar geliştiremediğini, hem de kurum olarak kendisinin nerede durması gerektiğini netleştiremediğine işaret ediyor. Bilgili, burada asıl yapılması gerekeni ise şöyle açıklıyor: "Sorunu çözmede asıl gerekli olan ülkemizle ilgili yoksulluk haritası çıkarılmış değildir. Diğer bir deyişle yoksulluğu önleme çalışmalarında büyük önem arz eden bilgi ve yöntem konusunda belirsizlikler bulunmaktadır." >Gazete arşivine gitmek için tıklayınız.
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.