HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Yoksulluk Edebiyatına Son
22-05-2003
Yoksulluk Edebiyatına Son

Yoksulluk Edebiyatına Son

Aksiyon Dergisi Yoksulluk günümüzde basit bir tanımlamanın ötesine geçen, derinleşen, çeşitlenen ve evrensel boyuta ulaşan bir problem.Yoksulluk, argodaki kullanımıyla edebiyatı yapılan alanların başında geliyor. İşin eylem aşamasında istenen verimlilik sağlanamazken, mevcut yardım faaliyetleri de politik, ideolojik kaygıların ve hemşehriciliğin gölgesinde kalıyor. Hatta olay bazen gölge boyutunu da aşarak, suiistimal boyutlarına kadar ulaşabiliyor. Toplumdaki yardımlaşma hasletinin yerini vurdumduymazlık ve kendi dışındakilere kayıtsızlığa terk etmesinin belli başlı sebebi de bu suiistimaller. Yoksulluğa, bu alanda ilk defa düzenlenecek bir sempozyumla bilimsel çözüm yolları aranacak. Bir anlamda yoksulluk edebiyatına son verilecek. Bir çok açıdan yoksulluğun masaya yatırılacağı sempozyumda, problemin çözümünde devletin ve halkın rolü net olarak ortaya konulacak. Batılı devletlerden başlayarak dünyaya yayılan en hakim anlayış sosyal devlet uygulaması, işsizlik ve benzeri sebeplerle, son yıllarda bunu en iyi hayata geçiren Almanya gibi ülkelerde bile S.O.S sinyalleri veriyor. Anayasasında belirtilmesine rağmen sosyal devlet ilkesi Türkiye´de henüz hayat bulabilmiş değil. İşin gerçeği buna dair ümitler de yeşereceğine giderek soluyor. Ancak Osmanlı Devleti zamanındaki vakıfçılık sistemi, sosyal devletçe yerine getirilmesi gereken her işlemi kapsıyordu. Tamamiyle sivil bir oluşum vasfı taşıyan vakıfların toplam bütçesi, devletinkinin üçte birine ulaşıyordu. Girdaptan çıkışı gösteren tabelalar, geçmişteki uygulamaları işaret ediyor aslında. Yoksulluk enine boyuna masaya yatırılacak... Düzenlenme fikri Deniz Feneri Derneği´nden çıkan Yoksulluk Sempozyumu, 30-31 Mayıs ve 1 Haziran günlerinde İstanbul´da yapılacak. Sempozyumda, yoksulluk ile sosyoloji-sosyal psikoloji, psikoloji-psikiyatri, siyaset, sağlık, hukuk, insan hakları, ekonomi, kamu yönetimi, tarih, din, edebiyat, müzik, güzel sanatlar, devlet, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, küreselleşme, uluslararası örgütler, eğitim, medya, kent-kır, çocuk, sinema, gecekondu, kadın ve yolsuzluk arasındaki ilişki irdelenecek. Ayrıca, yoksulluk kültürüne sosyo antropoloji penceresinden yaklaşılacak. Toplam kalite çabalarının olayın neresinde olduğu belirlenecek. Toplumdaki hayır potansiyeli her boyutuyla göstergelenecek. Öte yandan konuya AB süreci perspektifinden de nazar edilecek. Sempozyum Koordinatörü Doç. Dr. Ahmet Bilgili, yoksulluğun basit bir tanımlamanın ötesine geçen, derinleşen, çeşitlenen ve evrenselleşen bir problem haline geldiğini belirterek, "Devletin yoksullukla mücadele sürecinde kendi üzerine düşeni yapsa da yalnız başına yüksek verimli bir başarıyı yakalamayacağı, bu sebeple konunun bir sosyal sorumluluk formatı içerisinde ele alınması ve devreye sivil toplum kuruluşlarının dahil edilmesi zorunlu görülmektedir" diyor. Bilgili, problemin çözümündeki can alıcı noktalardan birinin, toplumdaki hayır potansiyelinin ortaya çıkarılması, kurumlara aktarılması ve yönetilmesi olduğunu vurguluyor. 2003 dayanışma yılı olmalı... 5 yıllık faaliyet süresinde örnek alınan bir model ortaya koyduklarını söyleyen Deniz Feneri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Atalay, yoksulluğun bilimsel bir zemine oturtulması gereğini gördükleri için sempozyum fikrini dillendirdiklerini söylüyor. Hazırladıkları `Yoksulluk Acil Eylem Planı´nı hükümet çevrelerine sunduklarını belirten Atalay, 2003´ün dayanışma yılı ilan edilerek, toplam sayısı 80 bini bulan sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kaynaklarının harekete geçirilmesine ısrarla dikkat çekiyor. İnsan ihtiyaçlarını çeşitlendirerek tüketimi körükleyen teknolojik gelişmelerin, güçlü ekonomilerin halkına refah, zayıf ekonomilerin halklarına ise sefalet olarak yansıdığını ifade eden Atalay, yoksulluğun bilimsel temele oturtulmadan çözülemeyeceğine inanıyor. Sempozyum için iletişime geçtikleri üniversitelerden umduklarının üzerinde destek aldıklarını açıklayan Atalay da, yardımlaşmada olması gereken devlet ve halk ilişkisini şöyle anlatıyor: "Sosyal devlet bir yere kadar sosyal devlet. Halkın ciddi bir yardım gücü var. İnsanlar durup dururken şuraya yardım edeyim demiyorlar. Neye yardım edeceklerini görmek istiyorlar. Devlet sivil toplum kuruluşlarının önünü açmalı. Devlet organizasyon ve denetim noktasında olmalı. Yanlışa mani olmalı, ama iyi niyetli bütün çalışmaları teşvik etmeli." El ve akıl yetmiyor, bu gönül işi... Güven aşınmasının toplumdaki yardımlaşma duygusunu törpülediği gerçeğinin altını da çizen Atalay, Deniz Feneri Derneği´nin güven tesis ettiği için başarılı olduğunu belirtiyor: "Temel felsefemizde çok önemli bir nokta var. Bunu bünyemize katılanlara ilk gün anlatıyoruz. `Bir işi sadece el ile yapmak işçiliktir. Eliyle ve aklıyla yapmak ustalıktır. Eliyle, aklıyla ve gönlüyle yapmak ise sanatkârlıktır. Biz sanatkârlığa talip olalım. Bu işi sanatkâr gibi yapın.´ Bize müracaat eden yoksul insan oranı ile bağışçı insan oranının dengeli büyüdüğünü gördük. Hakikaten düzgün, vicdanen müsterih olduğunuz sağlamlıkta bir iş yaptığınız takdirde, toplum bunu görüyor ve desteğini veriyor." SEMPOZYUMUN AMACI Yoksulluk olgusunu bütün boyutlarıyla ve farklı sosyal bilim disiplinleri altında ele almak, bireysel ve toplumsal olarak yoksulluğun kurumsallaşmadan önlenmesi için sivil toplum kuruluşlarının, kamu yönetimlerinin ve bireysel çabalarımızın ne tür sonuçları olabileceğini hep birlikte tasarlayıp geliştirmek ve hayata geçirmek, aynı zamanda bu doğrultuda oluşabilecek sosyal politikalara kaynaklık etmesini sağlamak. SEMPOZYUM BİLİM KURULU Prof. Dr. Adnan Kulaksızoğlu, Prof. Dr. Bilal Eryılmaz, Prof. Dr. İ. Mete Doğruer, Prof. Dr. Korkut Tuna, Prof. Dr. Mehmet Altan, Prof. Dr. Nazif Gürdoğan, Prof. Dr. Orhan Türkdoğan, Prof. Dr. Sadettin Ökten, Doç. Dr. Ahmet Emre Bilgili, Doç. Dr. Azim Öztürk, Doç. Dr. Kemal Sayar, Doç. Dr. Raşit Küçük, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Taşdemir, Dr. Adnan Tekşen, Dr. Kemal Kahraman, Yönetim Uzmanı Celil Güngör ve Yazar Erdem Beyazıt.
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.