HESAP NUMARALARI
EN TR
HESABIM
BAĞIŞ YAP
Bağış Sepeti
Seçim yapılmadı
Bağışçı Girişi
ŞİFREMİ BİLMİYORUM
AnasayfaHaberler Arşiv Yoksulluk ve İşsizlik
11-06-2003

Yoksulluk ve İşsizlik

10 Haziran 2003 Oya Berberoğlu Yoksulluk ve işsizlik Şüphesi olan yoktur, gerçek çok açık çünkü. Türkiye'nin en temel sorunu yoksulluk, işsizlik ve gelir dağılımındaki adaletsizlik değil mi? Bozuk yapımız, yönetim de dahil bu sorunları yıllarca kemikleştirdi. Prof.Dr. Mehmet Altan'ın tespiti bu noktada cuk oturuyor. Türkiye'de herkesin siyasetten zenginleştiği veya fakirleştiği bir yapı var. Devletten geçinmeye endeksli bir zihniyet. Soygunlar, vurgunlar, illegal ilişkiler. İlk kez Prof.Dr. Altan'dan duyduğum 'siyasi yanaşma' kavramına da bayıldım doğrusu. AK Parti, öncelikle 'yoksullukla mücadele' iddiasıyla iktidara geldi biliyorsunuz. Dün, İsrafı Önleme Vakfı'nın düzenlediği yoksulluk konulu toplantıda Başbakan Erdoğan şöyle diyordu: Siyasetteki varoluş gayemiz adalet, kalkınma ve yoksulluk mücadelesidir. Çok güzel de öyle mikro kredilerle, pilot bir iki şehirle filan ülkemizdeki yoksulluğu, işsizliği çözmek mümkün değil. O proje genel çözüm projesi olsaydı, geliştirildiği yer olan Bangladeş kurtulurdu! Bu tip girişimler, projeler olmasın demiyorum, esas özü kaçırmayalım demek istiyorum. Başbakan kendi ağzıyla söyledi, 36 ilimizde kişi başına düşen milli gelir 1200 doların altında! İşte paylaşımdaki adaletsizlik. Ülkemizde ne kadar işsiz var, yoksul var envanteri bile belli değil. Kabataslak rakamlarla konuşuyoruz. 5-6 milyon işsiz var, 6-7 milyon aile yoksul deniliyor. Devlet İstatistik Enstitüsü bu sene şu envanteri çıkarabilse de gerçek fotoğraf anlaşılsa. Çok önemli bir nokta daha var. Türkiye'de 20 milyon çalışanın 16 milyonu mesleksiz. Öte yandan işsizlik daha çok kentlerde ve oradaki işsizlerin üçte biri eğitimli, meslekli işsiz yani. Ne olması gerekiyor? Başta zihniyet değişikliği. Soygun düzeninin bitirilmesi, vergi toplanabilmesi, (baksanıza en çok kazananlar bile Gelir Vergisi beyannamelerinde yoksul görünüyorlar!), yatırım, istihdam ve üretime dönük projeler. Toplumun en yoksun ve yoksul bireyine, kesimine getirilebilecek bir iyileştirme ile ancak toplumun sosyal refah fonksiyonu yukarı çekilebilir. Deniz Feneri Deniz Feneri Derneği'ni, Kanal 7'deki aynı adlı programdan biraz tanıyorum. Bir süre önce onlar da Yoksullukla Mücadele Sempozyumu yaptılar. İstanbul'da değildim, katılamadım. Sempozyumdaki tebliğler umarım proje geliştirme bazında ilgili Bakanlığa, Hükümete yol gösterir. Yeni öğrendim ki Deniz Feneri Derneği henüz 6 yaşında. Sosyal yardımlaşma, dayanışma duygularını iyice canlandırdı bence. Ekonomik krizin had safhaya çıktığı geçen yıl sadece bu derneğe 40 bin aile yardım için başvurmuş. Durum vahim! Türkiye'de 931 vakıf, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu'nun kaynaklarını ihtiyacı olan insanlara ulaştırıyormuş. Bu tip dernek, vakıflar veya aileler arası imece usulü olmasa bu toplum çoktan patlardı. Toplumsal patlama olmuyorsa (intiharlar çok oluyor farkındasınız) yönetenler, insanlarımızın yardımlaşma hassasiyetine şükretsinler! >Gazete arşivine gitmek için tıklayınız.
Proje ve TemsilciliklerProjelerimiz hakkında daha ayrıntılı
bilgi almak için lütfen kardeş
sitelerimizi inceleyiniz.