Nurten B.

%35.13 325.000 TL

Sağlık-Barınma

“Çocuk büyümek ister gözü yarında, ahh çeker yaşlı geçmişin zindanında!”

Yalnızlık Yaradan’a mahsus. Gayrısına zordur yalnızlığa dayanmak. Gecelerin güne, günlerin aya, ayların yıla dönüştüğü ahir ömürde düşünsenize yapayalnızsınız. Kapı Duvar adeta. Gelen yok ki hatır soranınız olsun. Birkaç kuş konuyor her sabah erkenden pencerenize, hiç aksatmadan koyduğunuz ekmek kırıntıları için; bir de mahallenin kedileri uğruyor o da bazen. İçeri girmeye bile nazlanıyorlar eğer doluysa onlar için hep kapı girişinde hazır bekletilen tabak zorunlu olarak misafir oluyorlar. Uzun sürsün istiyorsunuz kalışları. Eskileri anlatıyorsunuz. Rahmetli babanızı, nasıl bir beyefendi olduğunu; annenizi…

Ne çok üzerinize titrediklerini ve sizi yapayalnız koyup gittikleri o kaza gününü. Ağlamak istemiyorsunuz acı verse de bu size başınızı yaslayacağınız bir omuz yok; gözyaşınızı silecek bir el. Siz anlatmaya devam ediyorsunuz; ama o da ne kediler birer birer atlıyorlar balkondan bahçeye, doydular artık. Aslında haklılar da ezberlediler bunları, kaç kere dinlediler kim bilir.

Kedilerin ardından bakarken çiçekleriniz ilişiyor gözünüze. Dün sabah sulamıştınız ama olsun yarım mı kalacak anlatmak istedikleriniz. “Günaydın Güzellerim” diye selamlıyorsunuz begonyaları, teker teker seviyorsunuz menekşelerin kadifemsi yapraklarını. Hayat arkadaşınız geliyor gözünüzün önüne. Sabahları kahvesini yudumlarken gazetesini okuduğu koltuğuna ilişiyor gözünüz; “Ah Bey ah çok zor biliyor musun? İyi ki sen değilsin benim yerimde, nasıl dayanırdın yoksa. “Yalnızlık Dünyadayken Ölmek “ derdin, o zaman, “Aman bey!” der geçerdim. Ama şimdi ne iyi anlıyorum seni. Birlikte s/onsuzluğa uğurladığımız oğlan evlenip gelin ayrı oturma kararı aldıklarını söylediğinde ne çok üzülmüştün bir şey belli etmemiştin ama o gece sabaha kadar uyumadığını biliyorum. Yastığı ıslatan göz yaşlarını da. Ağlamaktan çekinmezdin güya: “Erkekler de ağlar hem de aşikar, ağlamak en insancıl duygu bırak aksın gözyaşlarım silme yar.” diyordun en sevdiğim şiirinde ama hiç göstermedin bana ağladığını. Senden miras kaldı artık ben de ağlayamıyorum. İçimde yanan volkanları söndürür ümidiyle hep içime akıtıyorum yaşlarımı ama yetmiyor.

Koça Çınar Nurten Annenin hikayesini dinlerken aklıma yaklaşık yirmi yıl önce “Gelemeyene Gidiyoruz” projesinde Sevgi Aşevinde muhabbetle pişen yemekleri her gün sıcak sıcak ulaştırıp sofralarını kurduğumuz baş tacı yaşlılarımız, onların halleri ve projeyi tanıtım için yazdığım “Kapımı Tek Çalan Deniz Feneri” yazım geldi ve girizgahı onunla yaptım.

Onlar gibi Nurten Annenin de hayatı film şeridi gibi gözünün önünden geçiyor anlatırken. Kah bir tebessüm oluşuyor yüzünde hatırladıkça kah göz yaşları yanaklarını yıkıyor. Zaman öyle bir öğretmen ki unutulmayacak dersler veriyor. Baharlar çok uzak yaz geçti Allah kışları yaşatmadan alsın emanetini şimdi vakit hazan diyor derdini bize emanet ederken. Yaklaşık otuz beş yıldır sağlıklı yürüyemiyor, lenfödem hastası, protez de var kalçada. Bir dizi tedavi görmesi gerekiyor ve anılarını biriktirdiği evi kentsel dönüşümle yıkılma sürecinde, ödemesi gereken miktar imkanını aşıyor. Rahmetliden kalan cüzi bir maaş ve kendisine yetme mücadelesinde annesine de hep el uzatan kızının desteği güncel yaşamsal ihtiyaçları karşılamaya zar zor yetiyor.

Az müsaade et bize dedik emanetin boynumuz üzerine iletelim güzel gönüllü hayır sahibi evlatlarına.

“Kapınızı çaldım, vaktinizi aldım, anlattım dinlediniz. Gayrısı nasip “Allah Darda Koymaz” Karanlıkların hükmü bitmeden güneş doğmaz. Boşalacak ki dolsun vakti gelecek ki olsun.” sözleriyle selam ve dualarını gönderdi sizlere…

Toplam

Zekat Hesapla

Zekat Hesaplama Sonucu

* Bu hesaplama 17-12-2025 08:44:35 tarihindeki piyasa verileri kullanılarak yapılmıştır

Varlıklarınız

Borçlarınız